Savaş Zamanlarında Eski Türk Ordularının Lojistik Ve Gıda Yönetimi- 09
Savaş zamanında gıda yönetimi, askerin moralini doğrudan belirler. Aç asker disiplinden kopar. Susuz asker yavaşlar. Yemsiz at çöker. Bakımsız hayvan ordunun hızını kırar. Bu yüzden eski Türk ordularında lojistik, yalnızca “arkadan gelen erzak” meselesi değildir; savaşın kendisidir.
Bir ordu savaş meydanına yalnızca silahıyla gitmez. Yanında görünmeyen bir ihtiyaçlar zinciri taşır: su, otlak, hayvan yemi, kurutulmuş gıda, süt ürünü, et, yağ, ateş imkânı, geçit bilgisi, gece konaklaması, hayvan dinlenmesi ve haberleşme düzeni. Bu zincirin bir halkası koparsa, savaş meydanındaki cesaret de uzun süre ayakta kalamaz.
Eski Türk ordularında lojistik, modern anlamda kâğıt üzerinde çizilmiş bürokratik bir ikmal planından farklıydı. Fakat bu, onun zayıf olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, bozkır lojistiği son derece güçlü bir pratik bilgiye dayanıyordu. Bu bilgi kitapta değil; coğrafyada, sürüde, atta, mevsimde ve hafızadaydı.
Su kaynakları bilinirdi.
Otlaklar bilinirdi.
Geçitler bilinirdi.
Hangi mevsimde hangi yolun kullanılacağı bilinirdi.
Hangi bölgede hayvanın dinleneceği, nerede hızlanacağı, nerede zorlanacağı bilinirdi.
Bu bilgi, savaşın görünmeyen haritasıydı.
Yerleşik ordular çoğu zaman yol, depo, ambar ve taşıma araçlarına daha fazla bağlıydı. Bozkır orduları ise coğrafyayı okuyarak hareket ederdi. Bu coğrafya okuma becerisi, yerleşik orduların çoğu zaman anlayamadığı bir üstünlük sağlıyordu. Çünkü bozkırda mesafe yalnızca kilometreyle ölçülmez. Mesafe, suyla ölçülür. Otlakla ölçülür. Atın dayanıklılığıyla ölçülür. Sürünün hareket ritmiyle ölçülür.
Bir yol haritada kısa görünebilir; ama su yoksa o yol ölüm yoludur. Bir geçit asker için uygun olabilir; ama sürü geçemiyorsa ordu bölünür. Bir bölge düşmana yakın olabilir; ama otlak yoksa süvari gücü tükenir. Bu yüzden eski Türk savaş stratejisinde coğrafya, mutfak ve lojistik birbirinden ayrı değildir.
Orhun Yazıtları’nda sıkça karşımıza çıkan “süledim” yani sefere çıktım, ordu yürüttüm anlamındaki ifadeler bize Türk kağanlık dünyasında hareketin ne kadar merkezî olduğunu gösterir. Fakat her sefer yalnızca askerî cesaretle açıklanamaz. Bir kağanın ordusunu uzak bölgelere götürebilmesi için suyu, otlağı, geçidi, düşmanı, müttefiki, mevsimi ve hayvan gücünü birlikte hesaplaması gerekir.
Bu nedenle eski Türk ordularında lojistik, devlet aklının sahadaki biçimidir.
Savaş zamanında gıda yönetiminin ilk unsuru askerin taşınabilir yiyeceğidir. Kurut, kurutulmuş et, kavut, yağ, kımız, yoğurt ve dayanıklı tahıllar askerin uzun süre büyük mutfak düzenine ihtiyaç duymadan hareket etmesini sağlardı. Bu, yalnızca beslenme değil, hız meselesidir. Çünkü yemek için fazla durmayan ordu, düşmanın beklemediği yere daha çabuk ulaşır.
İkinci unsur hayvan iaşesidir. Eski Türk ordularında at, yalnızca binek değildir; ordunun hareket motorudur. Atın suyu, otu, dinlenmesi ve sağlığı seferin kaderini belirler. Yemsiz at, silahsız asker kadar tehlikeli bir eksikliktir. Bu yüzden eski Türk lojistiğinde insan ve hayvan birlikte düşünülür.
Üçüncü unsur ise disiplin ve paylaşım düzenidir. Gıda azaldığında ordu içindeki düzen bozulabilir. Açlık yalnızca bedeni değil, itaati de zayıflatır. Savaş zamanında gıda dağıtımı, adalet duygusu ve komuta otoritesi birbirine bağlıdır. Bir asker, komutanının kendisini açlığa terk ettiğini düşünürse savaş iradesi kırılır. Bu nedenle iaşe, moralin de temelidir.
Moğol ordularında bu sistem daha sert, daha düzenli ve daha kurumsal hâle gelmiştir. Bu noktada Moğol örneklerini doğrudan bütün Türk dönemlerine aynen taşımamak gerekir; fakat bozkır askerî lojistiğinin gelişmiş biçimini anlamak için çok değerlidir.
John of Plano Carpini, 1245’te Papa IV. Innocentius tarafından Moğollara gönderilen elçilik heyetinde yer almış ve Moğol savaş düzeni hakkında Avrupa’ya erken bilgiler taşımıştır. Carpini’nin anlatılarında Moğol ordusunun yalnızca savaşçılığı değil, düzeni, hareket kabiliyeti, disiplin anlayışı ve sefer hazırlığı dikkat çeker. Onun gözlemleri, Avrupa’nın bozkır ordularını yalnızca “vahşi akıncılar” olarak görme alışkanlığını sarsacak niteliktedir. Çünkü karşısında dağınık bir kalabalık değil, disiplinli bir hareket sistemi vardır.
Rashid al-Din’in 14. yüzyıl başlarında tamamlanan Jami al-Tawarikh adlı eseri de Moğol tarihi açısından en önemli Farsça kaynaklardan biridir. Bu eser, Moğol devlet yapısı, hanedan tarihi, sefer düzeni ve imparatorluk hafızası hakkında geniş bilgiler verir. Rashid al-Din’in dünyasında artık bozkır hareketi büyük bir imparatorluk organizasyonuna dönüşmüştür. Haberleşme, at değişimi, elçi sistemi, gıda tedariki ve disiplin daha kurumsal bir çerçevede görünür.
Moğol yam veya örtöö sistemi, bu dönüşümün çarpıcı örneklerinden biridir. Bu sistemde belirli noktalarda haberleşme ve ulaşım için at değişimi, konaklama, yiyecek ve barınma imkânı sağlanırdı. Bu yalnızca posta sistemi değildir; imparatorluğun damarlarıdır. Haber hızlı giderse emir hızlı gider. Emir hızlı giderse ordu hızlı hareket eder. Ordu hızlı hareket ederse imparatorluk geniş coğrafyayı kontrol edebilir.
Bu sistem bize şunu gösterir: Büyük ordular yalnızca savaşçı yetiştirmez. Hareket sistemi kurar. Haberleşme sistemi kurar. At değişimi sistemi kurar. Gıda sistemi kurar. Disiplin sistemi kurar.
Eski Türk ordularında da bu mantığın daha erken ve doğaya bağlı biçimleri vardır. Su kaynağı bilmek, otlak bilmek, kışlak-yaylak düzenini tanımak, hayvanın ne zaman yorulacağını anlamak, askerin ne kadar kurut taşıyacağını bilmek, hangi bölgede ateş yakmanın tehlikeli olacağını hesaplamak; bunların hepsi savaş bilgisidir.
Modern askerî literatürde lojistik çoğu zaman ikmal, ulaştırma, bakım ve tahliye olarak anlatılır. Fakat bozkır dünyasında bu kavramların doğal karşılıkları vardı. İkmal sürüydü. Ulaştırma attı. Bakım hayvan bilgisiydi. Tahliye geri çekilme yolunu bilmekti. Haberleşme ulak ve at değişimiydi. Konaklama ise su ve otlakla birlikte düşünülürdü.
Bu nedenle eski Türk lojistiği yazılı bürokrasi az olduğu için basit değildir. O, coğrafyanın içine yazılmış bir lojistiktir.
Bir başka önemli nokta da şudur: Bozkır ordusu çoğu zaman düşmanının ikmal düzenini hedef alırdı. Yerleşik ordunun ambarı, tahıl arabası, su hattı, hayvan yemi ve konaklama düzeni bozulduğunda, savaş meydanına varmadan zayıflardı. Bu yüzden bozkır savaşında düşmanı yok etmek kadar, onu yormak, aç bırakmak, susuz bırakmak, ikmal hattını uzatmak ve psikolojik olarak tüketmek de önemlidir.
Bu, savaşın mutfak tarafıdır.
Aç asker yalnızca güçsüz değildir; öfkelidir, kararsızdır, korkuya daha açıktır. Susuz asker yalnızca yavaşlamaz; düşünme gücünü de kaybeder. Yemsiz at yalnızca koşamaz; ordunun bütün stratejisini durdurur. Bu yüzden lojistik, savaşın ahlâkını ve psikolojisini de etkiler.
Eski Türk ordularının gücü, ağır ikmal yükünü azaltabilmelerinden geliyordu. Askerin taşıdığı kurut, kavut, yağ ve kurutulmuş et; atın otlakla beslenebilmesi; sürünün hareket eden gıda kaynağı olması; su ve geçit bilgisinin kuşaktan kuşağa aktarılması, bu ordulara yüksek bir esneklik sağlıyordu.
Fakat burada da aşırı romantik bir anlatıdan kaçınmak gerekir. Bozkır orduları sınırsız hareket edebilen büyülü ordular değildi. Onların da sınırları vardı. Otlak yoksa hareket zorlaşırdı. Su yoksa sefer kırılırdı. Kış şartları ağırsa hayvan kaybı artardı. Çok büyük ordular aynı bölgede uzun süre kalırsa otlak baskısı oluşurdu. Yani bozkır lojistiği güçlüydü; ama coğrafyanın kurallarına bağlıydı.
Bu gerçek, akademik açıdan önemlidir. Çünkü bozkır ordusunu anlamak, hem onun üstünlüğünü hem de sınırlarını birlikte görmek demektir.
Savaş zamanlarında eski Türk ordularının gıda yönetimi dört temel soruya cevap arardı:
Asker ne yiyecek?
At ne yiyecek?
Ordu nerede su bulacak?
Hareket ne kadar süre sürdürülebilecek?
Bu dört soruya doğru cevap veren komutan, savaş meydanına daha güçlü ulaşırdı. Yanlış cevap veren komutan, daha düşmanı görmeden zayıflardı.
İşte bu yüzden “lojistik yoksa kahramanlık uzun sürmez” sözü bu bölümün merkezindedir. Kahramanlık savaşın ateşidir; ama lojistik o ateşi besleyen odundur. O odun biterse, en parlak cesaret bile söner.
Eski Türk askerî tarihinde bu gerçek çok derindir. Bir savaşçı ok atabilir, kılıç kullanabilir, at sürebilir. Fakat onu günlerce ayakta tutan şey yalnızca cesareti değildir. Heybesindeki gıda, atının gücü, komutanının güzergâh bilgisi, sürünün düzeni, suyun yeri ve ordunun disiplini onun savaşma gücünü belirler.
Bu yüzden eski Türk ordularında lojistik ve gıda yönetimi, savaşın görünmeyen komuta merkezidir.
Savaş meydanında bayrak görünür.
Kılıç görünür.
At görünür.
Komutan görünür.
Ama o ordunun kaç gündür nasıl beslendiği, atlarının nerede su içtiği, hangi geçitten geçtiği, hangi otlakta dinlendiği, hangi gıdayı ateş yakmadan tükettiği çoğu zaman görünmez.
Fakat savaşın sonucunu çoğu zaman işte bu görünmeyen şeyler belirler.
Sonuç olarak eski Türk ordularında lojistik, doğa bilgisiyle birleşmiş bir savaş aklıydı. Bu akıl, bozkırın su kaynaklarını, otlaklarını, geçitlerini, mevsimlerini, hayvan döngüsünü ve insan dayanıklılığını birlikte okurdu. Moğol döneminde bu akıl daha kurumsal ve disiplinli bir imparatorluk sistemine dönüşmüş; Carpini ve Rashid al-Din gibi kaynaklarda daha görünür hâle gelmiştir.
Büyük ordular yalnızca savaşçı yetiştirmez.
Hareket sistemi kurar.
Haberleşme sistemi kurar.
At değişimi sistemi kurar.
Gıda sistemi kurar.
Disiplin sistemi kurar.
Ve şunu net söylemek gerekir:
Lojistik yoksa kahramanlık uzun sürmez.
Bu Bölüm İçin Kaynaklar
Orhun Yazıtları ve eski Türk sefer hafızası: Britannica - Orhon inscriptions
Tonyukuk Yazıtı ve Göktürk seferleri: Tonyukuk inscriptions
Orhun-Yenisey yazıtlarında askerî terminoloji: Turkology - Lexical Units Related with the Army
John of Plano Carpini ve Moğol savaş düzeni: De Re Militari
Bozkır pastoralizmi, otlak ve su rekabeti: Britannica - The Steppe
Moğol yam / örtöö haberleşme ve at değişim sistemi: Yam route
Doğu Türklerinin 711-714 batı seferi ve Orhun kaynakları: Repository of the Academy’s Library
Şef Ahmet ÖZDEMİR
Uluslararası Restoran Danışmanı Ve Mutfak Danışmanı
Osmanlı Ve Türk Mutfağı Dünya Gönül Elçisi
* www.hasascibasiahmetozdemir.com
* www.gastronomyconsultation.com
* www.chefahmetozdemir.com